
Ezan, Müslümanları namaza çağıran ve günde beş kez minarelerden okunan kısa, ezgili bir çağrıdır. Sözleri Arapçadır ve yaklaşık on beş cümlede Allah'ın büyüklüğünü, O'nun birliğini, Hz. Muhammed'in peygamberliğini ve namaza davetini dile getirir. Sultanahmet'te ezan, şehrin gün boyu değişen dokusunun en tanıdık sesidir.
Bu sayfada8
Ezanın sözleri ve satır satır anlamı
Türkiye'de okunan ezan, Hanefi geleneğe uygun olarak şu cümlelerden oluşur. Parantez içindeki sayı, cümlenin kaç kez tekrarlandığını gösterir:
- Allâhu ekber (4) — Allah en büyüktür.
- Eşhedü en lâ ilâhe illallâh (2) — Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur.
- Eşhedü enne Muhammeden resûlullâh (2) — Şahitlik ederim ki Muhammed Allah'ın elçisidir.
- Hayye ale's-salâh (2) — Haydi namaza!
- Hayye ale'l-felâh (2) — Haydi kurtuluşa (başarıya)!
- Allâhu ekber (2) — Allah en büyüktür.
- Lâ ilâhe illallâh (1) — Allah'tan başka ilah yoktur.
Sabah ezanındaki ek cümle
Yalnızca sabah ezanında, “Hayye ale'l-felâh” cümlesinden sonra iki kez “es-salâtu hayrun mine'n-nevm” denir: “Namaz uykudan hayırlıdır.” Bu cümle, sabah ezanını diğerlerinden kulakla ayırt etmenin en kolay yoludur.
Ezanı duyan Müslümanlar cümleleri içinden ya da fısıltıyla tekrar eder; “hayye ale's-salâh” ve “hayye ale'l-felâh” cümlelerine ise “lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” (güç ve kuvvet yalnızca Allah'tandır) diye karşılık verir. Ezanın ardından okunan kısa bir dua da vardır.
Beş vakit: adları ve zamanları
Vakitler güneşin hareketine göre belirlenir; bu yüzden her gün birkaç dakika kayar ve yaz ile kış arasında saatlerce fark eder.
- Sabah (Fecr): Tan yeri ağarırken, güneş doğmadan önce. Takvimlerde bu vaktin başlangıcı imsak olarak geçer; Ramazan'da oruç da bu anda başlar.
- Öğle (Zuhr): Güneş en tepe noktasını geçtikten kısa süre sonra.
- İkindi (Asr): Öğleden sonra, gölgelerin uzamaya başladığı saatlerde.
- Akşam (Mağrib): Güneş battıktan hemen sonra; Ramazan'da iftar vaktidir.
- Yatsı (İşâ): Akşam kızıllığı kaybolup hava tamamen karardığında.
Müezzin geleneği ve makamlar
Ezanı okuyan kişiye müezzin denir. İslam tarihinin ilk müezzini, güzel sesiyle tanınan Hz. Bilal'dir. Osmanlı İstanbul'unda büyük camilerin müezzinleri iyi eğitimli ses sanatçılarıydı ve ezan, Türk müziğinin makam sistemiyle okunurdu.
Geleneğe göre her vakitte belirli makamlar tercih edilir. Sık anılan bir düzene göre sabah ezanı saba, öğle uşşak, ikindi hicaz, akşam segâh, yatsı ise rast ya da hicaz makamında okunur. Bu katı bir kural değil, zevk ve gelenek meselesidir; müezzinden müezzine ve camiden camiye farklılık gösterir.
Neden her seferinde farklı duyulur?
Tarihi Yarımada'da birbirine yüzlerce metre uzaklıkta onlarca cami vardır ve her biri kendi müezzinine sahiptir. Ezanlar aynı vakitte ama birkaç saniye ya da dakika farkla başlar; sesler birbirine karışır, yankılanır, bazen bir soru-cevap gibi duyulur. Sultanahmet Camii ile Ayasofya arasında, özellikle bazı özel günlerde ezanın iki minareden karşılıklı okunduğu da olur.
Otelimizin terasından Küçük Ayasofya, Sokullu Mehmet Paşa ve daha uzaktaki camilerin ezanlarını üst üste duymak mümkündür. Rüzgârın yönü, müezzinin sesi ve makam tercihi her ezanı biraz farklı kılar.
Sela nedir?
Minareden bazen ezana benzeyen ama farklı sözleri olan bir ezgi duyarsınız: bu seladır. Sela, Hz. Muhammed'e salavat (övgü ve dua) içeren bir duyurudur. Cuma günleri öğle ezanından önce Cuma namazının yaklaştığını haber vermek için okunur.
Günün olağan vakitleri dışında duyulan sela ise çoğunlukla mahallede birinin vefat ettiğini ve cenaze namazının kılınacağını bildirir. Böyle bir sela duyarsanız, bu bir yas duyurusudur.
1932–1950: Türkçe ezan dönemi
Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki dil reformları sırasında, 1932'de ezanın Türkçe okunmasına başlandı. “Tanrı uludur” diye başlayan Türkçe metin yaklaşık on sekiz yıl boyunca resmî ezan olarak kullanıldı; bu dönemin bir kısmında Arapça okunması yasayla da yasaklanmıştı.
1950'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yaptığı düzenlemeyle yasak kaldırıldı ve ezan yeniden Arapça okunmaya başlandı. Bu dönem, bugün de Türkiye'nin din ve kimlik tarihinde sıkça tartışılan bir konudur; biz burada yalnızca tarihî bir bilgi olarak aktarıyoruz.
Ezan okunurken ziyaretçi olarak ne yapmalıyım?
Özel bir şey yapmanız gerekmez. Bazı insanlar sohbeti kısar, müziği kapatır ya da kısa bir süre sessizce dinler; siz de isterseniz bunu yapabilirsiniz, ama sokakta yürümeye ya da yemeğinize devam etmeniz tamamen normaldir.
Asıl bilmeniz gereken, ezanın namaz vaktinin başladığını haber vermesidir: ezanın ardından camiler dolar ve büyük camiler turist ziyaretine bir süre kapanır. Gezinizi buna göre planlamak için namaz rehberimize ve Cuma günleri için Cuma namazı yazımıza göz atın.
Sık sorulan sorular
Ezan günde kaç kez okunur?
Beş kez: sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı vakitlerinde. Cuma günleri öğle ezanından önce ayrıca sela okunur; Ramazan'da ise sabah ezanı aynı zamanda orucun başladığını haber verir.
Sabah ezanı uykumu bölebilir mi?
Tarihi Yarımada'da camiler çok yakın olduğu için sabah ezanını duymanız muhtemeldir; yaz aylarında bu vakit oldukça erkene denk gelir. Ezan birkaç dakika sürer. Hafif uyuyanlar için bunu önceden bilmek iyi olur.
Ezanı kaydetmek ya da video çekmek uygun mu?
Sokakta ya da terastan ezanı kaydetmek sorun değildir ve pek çok ziyaretçi bunu yapar. Cami içinde namaz kılanları çekmekten kaçının; kurallar için cami ziyaret adabı rehberimize bakın.
Ezan her camide canlı mı okunur?
Türkiye'de ezan genellikle o caminin müezzini tarafından canlı okunur ve hoparlörle yayılır. Bu yüzden her caminin ezanı biraz farklıdır ve aynı anda farklı seslerin karıştığını duyarsınız.



