
Yılanlı Sütun, MÖ 479'da Yunan kent devletlerinin Perslere karşı kazandığı Plataea zaferinin anısına Delfi'deki Apollon Tapınağı'na adanan, birbirine sarılmış üç bronz yılandan oluşan anıtın bugüne kalan gövdesidir. İmparator I. Konstantinos tarafından İstanbul'a getirilmiş ve Hipodrom'un ortasına dikilmiştir. Yaklaşık 2.500 yıllık geçmişiyle şehrin en eski Grek eserlerinden biridir; bugün Dikilitaş ile Örme Dikilitaş'ın arasında, alçak bir çukurun içinde durur.
Bu sayfada4
Pers kalkanlarından dökülen bir zafer anıtı
Tarihçi Herodotos'a göre Plataea'da Perslerden ele geçirilen ganimetin bir bölümü Delfi'deki Apollon'a adandı ve bu adak için bronzdan bir anıt döküldü. Birbirine sarmal biçimde dolanan üç yılanın başları, üzerlerinde altın bir kazanı taşıyan bir tripodu destekliyordu. Kaynaklara göre altın kazan, MÖ 4. yüzyıldaki bir savaş sırasında Delfi'yi ele geçirenler tarafından eritildi; bronz gövde ise yerinde kaldı.
Yılanların kıvrımlarına, savaşa katılan 31 Yunan kent devletinin adı kazındı; listenin başında Lakedaimonlular (Spartalılar), Atinalılar ve Korintliler yer alır. Bu yazıt, 19. yüzyılın ortasında sütunun dibindeki toprak kazılıp kaldırıldığında yeniden okunabildi. Bugün yazılı kıvrımların büyük bölümü meydan seviyesinin altında, etrafına korkuluk konmuş çukurun içinde kalır.
Delfi'den Konstantinopolis'e, başsız bir yılan
I. Konstantinos, yeni başkentini antik dünyanın en saygın eserleriyle süslemek istedi; Delfi'den getirttiği bu anıtı Hipodrom'un ortasındaki sete yerleştirdi. Böylece sütun, Yunan dünyasının zafer simgesinden Roma'nın yeni başkentinin gösterişli bir parçasına dönüştü.
Yılanların başları yüzyıllarca yerinde kaldı ve Osmanlı dönemi minyatürlerinde üç başlı sütun açıkça görülür. Rivayete göre sütun, şehri yılanlardan koruyan bir tılsım sayılıyordu; Fatih Sultan Mehmed'in topuzuyla bir yılanın çenesini kırdığı da anlatılır. Başlar 17. yüzyılın sonu ile 18. yüzyılın başı arasında, kaynaklara göre bilinmeyen bir nedenle koptu. Bir yılan başının üst çenesi bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenir; sütunu gördükten sonra müzede bu parçayı aramak hikâyeyi tamamlar.
Neye dikkat etmeli?
- Sarmal kıvrımlar: Üç yılan gövdesinin nasıl iç içe geçtiğini görmek için sütunun çevresini yavaşça dolaşın.
- Çukurdaki zemin: Sütunun dibi, Bizans hipodromunun bugünkü meydandan ne kadar aşağıda olduğunu gösterir.
- Kopuk tepe: Yılan başlarının ve tripodun oturduğu kırık üst kısım.
- Konum: Dikilitaş ve Örme Dikilitaş arasındaki yeri, antik setin düzenini hayal etmeye yardım eder.
Sareban Hotel'den nasıl gidilir?
Otelimizden yokuşu çıkıp Sultanahmet Meydanı'na vardığınızda, Örme Dikilitaş'ı geçip kuzeye doğru birkaç adım attığınızda Yılanlı Sütun'u korkulukla çevrili çukurun içinde görürsünüz. Meydanın diğer ucundaki Alman Çeşmesi'ne kadar yürüyerek anıt dizisini tamamlayabilir, ardından Sultanahmet Camii'ne geçebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Yılanlı Sütun'un başları nerede?
Başlar 17. yüzyıl sonu ile 18. yüzyıl başı arasında koptu. Bir yılan başının üst çenesi bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenir.
Yılanlı Sütun neden çukurun içinde?
Bizans dönemindeki zemin, yüzyıllar içinde biriken dolgu nedeniyle bugünkü meydanın birkaç metre altında kalmıştır. Sütun özgün zemin seviyesinde durur.
Yılanlı Sütun kaç yaşında?
MÖ 479'daki Plataea zaferinin ardından yapıldığı için yaklaşık 2.500 yaşındadır ve 4. yüzyılda İstanbul'a getirilmiştir.





