
Fatih Camii, Fatih Sultan Mehmed'in fetihten on yıl sonra şehrin dördüncü tepesinde, Bizans'ın Havariyun Kilisesi'nin bulunduğu yere yaptırdığı dev külliyenin merkezidir. Bugünkü cami 1766 depreminden sonra yeniden inşa edilmiştir. Padişahın türbesi, geniş avlusu ve çevresindeki medreseleriyle İstanbul'un Osmanlı başkenti olarak yeniden kuruluşunu anlamak isteyenler için temel duraklardan biridir.
Bu sayfada6
Havariyun Kilisesi'nden Osmanlı'nın ilk büyük külliyesine
Caminin durduğu tepe, Bizans döneminde imparatorluğun en önemli kiliselerinden biri olan Havariyun'a (Kutsal Havariler Kilisesi) ev sahipliği yapıyordu. Kaynaklara göre ilk yapı Büyük Konstantin ya da oğlu II. Konstantius zamanına uzanır; 6. yüzyılda Justinianus tarafından yeniden inşa edilen kilise, yüzyıllar boyunca Bizans imparatorlarının gömüldüğü yer oldu. 1453'te harap durumdaydı ve fethin hemen ardından kısa bir süre patrikhane olarak kullanıldı.
Fatih Sultan Mehmed, 1463'te bu alanda kendi adını taşıyacak külliyenin yapımını başlattı. Mimarı kaynaklarda Atik Sinan olarak geçer; yani Mimar Sinan'dan önceki kuşağın ustasıdır. 1470'te tamamlanan külliye; cami, türbe, medreseler, darüşşifa (hastane), imaret, tabhane (misafirhane), kütüphane ve hamamdan oluşan, kendi başına küçük bir şehir gibiydi. Fetihten sonra boşalan kenti yeniden canlandırırken bu tür külliyeler mahallelerin çekirdeği oldu.
İki deprem, iki cami: 1509 ve 1766
İlk cami, mihrap tarafında tek yarım kubbeyle desteklenen büyük bir ana kubbeye sahipti. 1509'daki büyük depremde (halk arasında Küçük Kıyamet) hasar gördü ve onarıldı. 22 Mayıs 1766 depremi ise kubbeyi ve ana yapıyı tamamen yıktı.
Sultan III. Mustafa, camiyi 1767–1771 arasında Mimar Mehmed Tahir Ağa'ya yeniden yaptırdı. Yeni plan, merkezî kubbenin dört yarım kubbeyle çevrelendiği, Şehzade Camii ve Sultanahmet Camii'ni hatırlatan simetrik bir şemadır. Bu yüzden bugün içeride 15. yüzyıl değil, 18. yüzyıl sonu mimarisi görürsünüz. Buna karşılık avlu, revaklar, ana taçkapı ve minarelerin alt kısımları büyük ölçüde ilk yapıdan kalmadır; avluya girerken üzerindeki kitabeye dikkat edin.
Sahn-ı Seman: Osmanlı'nın medrese şehri
Caminin iki yanında, simetrik olarak dizilmiş sekiz büyük medrese yer alır: Sahn-ı Seman. Bunlar ve arkalarındaki Tetimme medreseleri, Süleymaniye kurulana kadar Osmanlı'nın en yüksek eğitim kurumlarıydı; hukuk, tefsir, hadis ve matematik burada okutuldu. Medrese avluları bugün farklı kurumlarca kullanıldığından içlerine her zaman girilemeyebilir, ancak dışarıdan kubbeli hücre sıralarını görmek bile külliyenin ölçeğini anlatmaya yeter.
Avluda ve türbelerde neler görülmeli?
- Fatih Sultan Mehmed Türbesi: Kıble tarafındaki bahçede. Deprem sonrasında dönemin barok zevkiyle yeniden yapılmıştır; ziyaretçiler burada genellikle kısa bir dua ederek sessizce dolaşır.
- Gülbahar Hatun Türbesi: Fatih'in eşi ve II. Bayezid'in annesine ait, sade ve zarif bir yapı; padişah türbesinin hemen yanında.
- Hazire: Mezar taşlarıyla dolu bahçede, Plevne savunmasıyla tanınan Gazi Osman Paşa'nın türbesi de bulunur.
- Revaklı avlu ve şadırvan: Caminin 15. yüzyıldan kalan en etkileyici bölümü; mermer sütunlar ve renkli taş işçiliği.
- Harim: Dört yarım kubbeli geniş iç mekân, 2010'lardaki restorasyonla yenilenen kalem işleri ve büyük avizeler.
Çarşamba pazarı ve mahallenin havası
Fatih, İstanbul'un en muhafazakâr ve en canlı mahallelerinden biridir. Çarşamba günleri caminin çevresindeki sokaklarda büyük bir semt pazarı kurulur. Kumaş, ev eşyası, meyve sebze ve kuruyemişin satıldığı bu pazar, yerel hayatı görmek için ideal bir fırsattır. Kalabalık olur; bebek arabasıyla dolaşmak zor olabilir. Pazar sonrası çevrede tereyağlı pide, kuru fasulye, muhallebi ve kazandibi gibi esnaf lokantası lezzetleri bulunur.
Buradan Zeyrek Camii yürüyerek kısa bir mesafededir; iki yapıyı aynı gün, Fatih ve Zeyrek semt yürüyüşünün parçası olarak görebilirsiniz.
Sareban Hotel'den nasıl gidilir?
Küçük Ayasofya'daki otelimizden en pratik yol, Sultanahmet ya da Çemberlitaş durağından T1 tramvayına binip Aksaray yönüne gitmektir. Laleli civarında inip Şehzade Camii'nin önünden Valens Su Kemeri altına doğru yürüdüğünüzde, hafif bir yokuşla camiye ulaşırsınız; yol üstünde Bizans ve Osmanlı İstanbul'unu bir arada görürsünüz.
Yürümek istemeyenler için Aksaray ve Eminönü'nden Fatih'e çıkan otobüsler ya da taksi iyi bir seçenektir. Dönüşte aynı yoldan inip Süleymaniye Camii üzerinden otele doğru yürümek de keyifli bir alternatiftir.
Sık sorulan sorular
Fatih Camii orijinal yapı mı?
Hayır. İlk cami 1463–1470 arasında yapıldı ancak 1766 depreminde yıkıldı; bugünkü harim 1767–1771'de yeniden inşa edildi. Avlu, taçkapı ve minare kaideleri ise büyük ölçüde ilk yapıdan kalmadır.
Fatih Sultan Mehmed'in türbesi ziyarete açık mı?
Türbe genellikle gün içinde ziyarete açıktır; namaz vakitlerinde ve bakım dönemlerinde kısa süreli kapanabilir. Güncel durumu yerinde kontrol edin.
Fatih Camii ile Zeyrek Camii arasında yürünebilir mi?
Evet, iki cami birbirine yakındır ve mahalle aralarından yürüyerek rahatça ulaşılır. Rota hafif inişli çıkışlıdır.





