
Sveti Stefan Bulgar Kilisesi, Balat'ta Haliç kıyısında duran ve neredeyse tamamen dökme demir parçalardan kurulmuş, dünyada türünün ender örneklerinden biri olan bir Ortodoks kilisesidir. Parçaları Viyana'da üretilip Tuna ve Karadeniz üzerinden İstanbul'a getirilen yapı 1898'de ibadete açılmıştır; uzun bir restorasyonun ardından bugün yeniden ziyaret edilebilir.
Bu sayfada5
Bulgar toplumunun İstanbul’daki kalbi
19. yüzyılda İstanbul, Balkanlar'ın dört bir yanından gelen tüccarlara, zanaatkârlara ve öğrencilere ev sahipliği yapıyordu; Bulgar toplumu da bunlardan biriydi. 1849'da Osmanlı sarayında önemli görevler üstlenmiş Bulgar asıllı Stefan Bogoridi'nin bağışladığı arazide, Haliç kıyısında ahşap bir kilise kuruldu. Bu kilise, Bulgarların kendi dillerinde ayin yapan bağımsız bir kiliseye sahip olma mücadelesinin merkezi oldu.
Mücadele 1870'te Sultan Abdülaziz'in fermanıyla kurulan Bulgar Eksarhlığı ile sonuçlandı. Böylece Balat kıyısındaki bu küçük yapı, modern Bulgar tarihinin en sembolik mekânlarından birine dönüştü. Kilisenin bahçesinde Eksarhlığın önde gelen din adamlarına ait mezarlar bulunur.
Neden demir? Viyana’dan Haliç’e bir kilise
Ahşap kilise zamanla yetersiz kalınca yerine kalıcı bir yapı yapılmasına karar verildi. Ancak Haliç kıyısındaki zemin dolgu ve yumuşak olduğu için ağır bir kâgir yapı riskliydi. Osmanlı Ermenisi mimar Hovsep Aznavur'un tasarımıyla, çelik bir iskelet üzerine dökme demir panellerle kaplı, görece hafif bir yapı tercih edildi.
Parçalar Viyana'daki bir dökümhanede üretildi, gemilerle Tuna Nehri boyunca ve Karadeniz üzerinden İstanbul'a taşındı, ardından yerinde vidalanıp perçinlenerek birleştirildi. Kilise 1898'de kutsandı. Yüz yılı aşkın süre deniz havasının yol açtığı paslanmayla mücadele eden yapı, Türkiye ve Bulgaristan'ın ortak katkısıyla yürütülen yedi yıllık bir restorasyonun ardından 2018 başında yeniden açıldı.
Neye bakmalı?
- Neo-Gotik cephe: Sivri kemerli pencereler, çan kulesi ve kubbelerdeki haçlar; uzaktan taş gibi görünen yüzeylerin demir olduğunu fark etmek için duvara yakından bakın.
- Mermer taklidi boyalı iç duvarlar: Demir paneller, mermer ve ahşap görünümü verecek şekilde ustalıkla boyanmıştır.
- İkonostas ve ikonalar: Altın yaldızlı ikon duvarı ve renkli ikonalar, avizelerle birlikte zengin bir iç atmosfer oluşturur.
- Galeri katı ve sütunlar: İnce dökme demir sütunlar ve üst galeri, yapının sanayi çağı mühendisliğini ele verir.
- Bahçe ve kıyı: Haliç'e bakan küçük park; kiliseyi bütünüyle fotoğraflamak için en iyi açı sahil tarafından.
Ziyaret adabı
Sveti Stefan, ibadete açık, yaşayan bir Bulgar Ortodoks kilisesidir. Pazar ve bayram ayinleri sırasında sessiz olun, fotoğraf çekmekten kaçının ve ayin yapanların önünden geçmeyin. Omuzları ve dizleri kapatan kıyafetler uygundur. Girişte genellikle bilet alınmaz; kilisenin bakımına katkı için bağış yapılabilir. Ziyaret saatleri değişebildiğinden gitmeden kontrol etmekte fayda var.
Sareban Hotel'den nasıl gidilir?
Otelimizden T1 tramvayıyla Eminönü'ne gidin; buradan Haliç vapuruyla Fener ya da Balat iskelesine geçebilirsiniz. Kilise, kıyı yolunun hemen kenarında, iki iskele arasındadır. Eminönü'nden Haliç kıyısı boyunca Balat ve Eyüp yönüne giden otobüsler ya da taksi de kiliseye yakın bir noktada bırakır.
Buradan Fener Rum Patrikhanesi ve Fethiye Camii yürüme mesafesindedir. Haliç boyunca devam ederseniz Rahmi M. Koç Müzesi ile çocuklu ailelere hitap eden bir durak ekleyebilir ya da vapurla Eyüp Sultan Camii yönüne geçebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Sveti Stefan Kilisesi gerçekten demirden mi?
Evet. Yapı, çelik bir iskelet üzerine monte edilmiş dökme demir panellerden oluşur; parçalar Viyana’da üretilip İstanbul’da birleştirilmiştir.
Kiliseye giriş ücretli mi?
Genellikle giriş için bilet alınmaz; bağış kabul edilir. Ayin ve özel günlerde ziyaret kısıtlanabilir.
Neden Demir Kilise deniyor?
Halk arasında, dökme demir panellerden yapıldığı için Demir Kilise olarak anılır.





