
İstanbul'u tanımanın en kolay yolu sokakta yemektir: sabah simitçi tablası, öğlen iskele kıyısında balık ekmek, akşamüstü közde kestane. Bu rehberde şehrin klasik sokak lezzetlerini, ne olduklarını, hangi mevsimde bulunduklarını ve dikkat edilmesi gereken küçük noktaları anlatıyoruz. Mekân adı vermiyoruz; çünkü sokak lezzetinin güzelliği, köşedeki seyyar tezgâhta da bulunabilmesidir.
Bu sayfada8
Simit: şehrin sabah ekmeği
Pekmeze batırılıp susama bulanan, halka şeklindeki simit yüzyıllardır İstanbul'un kahvaltısıdır. Kırmızı arabalı ya da başında tablayla dolaşan simitçiler sabah erkenden sokaktadır. Yanına üçgen peynir, bir kutu ayran ya da bir bardak çay alıp vapurda yemek tam bir İstanbul alışkanlığıdır. Aynı tezgâhlarda poğaça ve açma da bulabilirsiniz.
Vapurda simit yiyecekseniz martılara dikkat: simit parçası atmak onları hemen başınıza toplar.
Balık ekmek: Eminönü'nün simgesi
Galata Köprüsü'nün Eminönü ayağında, dalgaların sallandığı süslü teknelerde ızgarada pişen balık, ekmeğin arasına soğan ve marulla konur. Genellikle uskumru ya da mevsimine göre başka balıklar kullanılır. Yanında turşucu tezgâhlarından alınan acılı turşu suyu, bu ikilinin tamamlayıcısıdır.
Karaköy tarafında ve Üsküdar sahilinde de benzer tezgâhlar bulunur. Kılçıklara karşı dikkatli olun, özellikle çocuklar için balığı ayıklamak iyi bir fikir.
Midye dolma ve kokoreç
Midye dolma, baharatlı pirinçle doldurulup buharda pişirilen midyedir. Satıcı kabuğu açar, üstüne limon sıkar ve siz yedikçe yenisini uzatır; doyduğunuzda elinizle işaret etmeniz yeterlidir. Deniz ürünü olduğu için özellikle sıcak havalarda tazeliğine güvendiğiniz, kalabalık ve malı hızlı tükenen tezgâhları tercih edin.
Kokoreç ise Türk sokak mutfağının en cesur lezzetidir: kuzu bağırsağının sakatat etrafına sarılıp yatay şişte közde pişirilmesiyle yapılır. Pişen kokoreç doğranır, kekik ve pul biberle tavada harmanlanıp yarım ekmeğe konur. Sakatat sevmeyenler için değil; ama deneyenlerin çoğu tekrar ister.
Mevsimlik tezgâhlar: kestane ve mısır
Havalar serinlediğinde meydanlarda kestane kebap kokusu yayılır. Közde kavrulan kestaneler kâğıt külahlarda satılır; ellerinizi ısıtmak için de birebirdir. Sultanahmet Meydanı, Mısır Çarşısı önü ve İstiklal Caddesi kestanecilerin en bilinen durakları arasındadır.
Aynı arabalarda genellikle mısır da bulunur: haşlanmış ya da közlenmiş, üzerine tuz serpilerek verilir. Yazın sahil yollarında, kışın meydanlarda kolay bir atıştırmalıktır.
Dondurma şovu
Salep ve damla sakızıyla yapılan, uzayan ve bıçakla kesilen Maraş usulü dondurma, İstanbul'da bir gösteriye dönüşmüştür. Geleneksel kıyafetli satıcılar külahı uzatır, tam alacakken geri çeker, ters çevirir ve sizi birkaç kez “kandırır”. Çocuklar bayılır; siz de sabırla oyuna katılın. Oyunun sonunda dondurma daima verilir, yani eğlenmeye bakın.
Kış içecekleri: boza ve salep
Boza, darıdan yapılan, koyu kıvamlı, hafif ekşimsi ve tatlı fermente bir kış içeceğidir. Üzerine tarçın serpilir ve yanında leblebi ile içilir. Soğuk kış akşamlarında sokaklarda “boozaa” diye seslenen satıcılar eski İstanbul'un nostaljik seslerindendir.
Salep ise orkide yumrusundan elde edilen tozun sütle kaynatılmasıyla yapılan sıcak, kremsi bir içecektir. Üzerine bol tarçın serpilir. Vapurda, iskelelerde ve meydanlardaki seyyar tezgâhlarda kış boyunca bulunur.
Tavuk pilav ve diğer doyurucu klasikler
Camlı vitrinli arabalarda satılan tavuk pilav, nohutlu tereyağlı pilavın üzerine didiklenmiş haşlanmış tavuk konarak hazırlanır. Öğle saatlerinde iş merkezlerinin ve iskelelerin önünde kuyruk oluşur; hızlı, ucuz ve doyurucu bir öğündür. Yanında bir ayran standarttır.
- Kumpir: Tereyağı ve kaşarla ezilmiş dev fırın patatesin içine istediğiniz malzemeler konur. Ortaköy Camii çevresi bu lezzetle özdeşleşmiştir.
- Gözleme: Sac üzerinde pişen, peynirli, patatesli ya da ıspanaklı ince hamur.
- Dürüm: Lavaşa sarılmış döner ya da köfte; Kadıköy gibi semtlerde akşam yürüyüşlerinin hızlı yemeği.
Sokakta güvenle yemek için
İstanbul'da sokak yemeği kültürü, çarşı esnafının, öğrencilerin ve vapur yolcularının hızlı ve ucuz beslenme ihtiyacından doğmuştur. Eski İstanbul'da simitçilerin, bozacıların ve sucuların her birinin kendine özgü bir satış nidası vardı. Bugün de iskeleler, meydanlar ve çarşı girişleri bu tezgâhların en yoğun olduğu yerlerdir. Birkaç basit kuralla sokak lezzetlerini gönül rahatlığıyla deneyebilirsiniz:
- Kalabalık, sürekli satış yapan tezgâhları seçin; malzemenin tazeliği buna bağlıdır.
- Sıcak havada deniz ürünlerinde seçici olun.
- Fiyatı almadan önce sormak her zaman iyi bir alışkanlıktır.
- Yanınızda bozuk para bulundurun; birçok seyyar satıcı kart kabul etmez.
- Aç karnına gezmeye çıkmayın: otelimizden Kennedy Caddesi sahiline inip Eminönü'ne doğru giderken yol boyunca bir simit ya da mısır bulmak kolaydır.
Sık sorulan sorular
Kokoreç nedir, helal mi?
Kokoreç, kuzu bağırsağının sakatat etrafına sarılıp közde pişirilmesiyle yapılan bir sokak yemeğidir. Türkiye'deki kasap ürünleri genel olarak helal kesimdir; hassasiyetiniz varsa satıcıya sorabilirsiniz.
Boza alkollü mü?
Boza, fermente bir tahıl içeceği olarak bilinir ve Türkiye'de geleneksel olarak alkolsüz bir kış içeceği olarak tüketilir. Tadı hafif ekşi ve tatlıdır.
Sokak lezzetleri hangi mevsimde bulunur?
Simit, balık ekmek, midye ve kokoreç yıl boyu bulunur. Kestane, boza ve salep ağırlıklı olarak sonbahar ve kış lezzetleridir; mısır ise yaz aylarında daha yaygındır.
Çocuklarla hangi sokak lezzetleri denenebilir?
Simit, mısır, kestane, dondurma şovu ve tavuk pilav çocukların genellikle sevdiği, güvenle denenebilecek seçeneklerdir.



