
Adalar, İstanbul'un güneydoğusunda Marmara Denizi'nde yer alan ve en büyükleri Büyükada ile Heybeliada olan dokuz adadan oluşan bir takımadadır. Özel otomobillerin girmediği bu adalarda ulaşım yürüyerek, bisikletle ya da elektrikli araçlarla yapılır; ahşap köşkler, çam ormanları ve tepelerdeki manastırlar şehirden bambaşka bir dünya sunar. Vapurla yapılan günübirlik bir gezi, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında İstanbul ziyaretinin en huzurlu günü olabilir.
Bu sayfada7
Şehrin gürültüsünden bir vapur uzaklıkta
Adalar'a yaklaşırken vapurun güvertesinde değişimi hissedersiniz: gökdelenler geride kalır, önünüzde çam ağaçlarıyla kaplı tepeler ve kıyıya dizilmiş beyaz, pembe, sarı ahşap köşkler belirir. İskeleye indiğinizde duyduğunuz en yüksek ses martılar ve bisiklet zilleridir.
Adaların her biri ayrı bir karakter taşır. Kınalıada adını kızıl toprağından alır ve Ermeni mirasıyla bilinir; Burgazada, yazar Sait Faik Abasıyanık'ın evinin müzeye dönüştüğü küçük ve sakin bir adadır. Heybeliada ormanları ve eğitim kurumlarıyla daha yeşil ve sessiz, Büyükada ise köşkleri, çarşısı ve tepeleriyle en hareketli olanıdır.
Sürgün adalarından sayfiyeye
Bizans döneminde tahttan indirilen imparatorlar, prensler ve soylular sık sık bu adalardaki manastırlara sürgün edildi; Prens Adaları adı buradan gelir. Büyükada'nın Bizans dönemindeki adı Prinkipo, yani Prens Adası'dır.
19. yüzyılda vapur seferlerinin başlamasıyla Adalar, İstanbul'un Rum, Ermeni, Yahudi, Levanten ve Türk ailelerinin yazlık sayfiye yerine dönüştü. Bugün hayranlıkla bakılan köşklerin çoğu bu dönemde yapıldı. Kaynaklara göre Lev Troçki de 1929–1933 yılları arasındaki sürgün döneminin bir bölümünü Büyükada'daki bir köşkte geçirdi. Heybeliada'da 1844'te kurulan Ruhban Okulu, Ekümenik Patrikhane'nin ilahiyat okulu olarak yüz yılı aşkın süre eğitim verdi ve 1971'de kapatıldı.
Büyükada ve Heybeliada'da neler görülür?
- Aya Yorgi Kilisesi ve Yücetepe (Büyükada): Adanın en yüksek tepelerinden birinin üzerindeki manastır kilisesi. Yokuşlu, taş döşeli yol boyunca dilek için bağlanmış ipler görürsünüz; tepeden Marmara ve diğer adalar ayaklarınızın altındadır. Özellikle 23 Nisan'da farklı inançlardan binlerce kişi dilek tutmak için buraya çıkar.
- Büyükada köşkleri: İskeleden başlayan Çankaya ve Nizam caddeleri boyunca bahçeli, kuleli, oymalı ahşap köşkler; mimari yürüyüş için adanın en güzel bölümü.
- Rum Yetimhanesi (dışarıdan): Avrupa'nın en büyük ahşap yapılarından biri olarak anılan, 19. yüzyıl sonunda otel olarak yapılıp yetimhaneye dönüştürülen dev bina. Yapı harap durumdadır, yalnızca dışarıdan görülür.
- Heybeliada Ruhban Okulu (dışarıdan): Ümit Tepesi'ndeki Aya Triada Manastırı'nın içindeki tarihi okul binası; tepeye çıkan yoldan ve çevresinden görülebilir.
- Heybeliada'nın çam ormanları ve koyları: Çam Limanı koyu ve Değirmen Burnu çevresi, yürüyüş ve piknik için adanın en huzurlu köşeleridir.
- Yaz plajları: Yaz aylarında her iki adanın koylarında halka açık küçük plajlar ve günlük plaj tesisleri bulunur; Marmara'nın serin suyunda yüzmek için haziran sonundan eylüle kadar en uygun dönemdir.
Önerilen günübirlik plan
- Sabah erken vapurla yola çıkın; güverteden Tarihi Yarımada'nın ve Asya kıyısının uzaklaşmasını izleyin.
- Önce Heybeliada'da inin; iskele çevresinde kısa bir yürüyüş yapıp Ruhban Okulu'nun bulunduğu tepeye ya da çam ormanlarına doğru ilerleyin.
- Öğleden sonra adalar arası vapurla Büyükada'ya geçin; köşklerin arasından yürüyerek ya da elektrikli araçla Aya Yorgi yokuşunun başına gidin ve tepeye çıkın.
- Akşamüstü iskeleye dönün; dönüş vapurunda gün batımında İstanbul siluetine yaklaşmanın keyfini çıkarın.
Ne yenir? İskele atıştırmalıkları ve piknik sepeti
Adalar'da yemek, deniz havası kadar sade ve keyiflidir. İskele meydanlarında simit, poğaça ve dondurma sabahın ve öğleden sonranın klasik molalarıdır. Kıyıdaki lokantalarda mevsim balığı ızgara ya da tava olarak, yanında roka ve mevsim salatasıyla sunulur. Heybeliada'nın çam ormanlarına gidecekseniz iskeleden alacağınız peynir, zeytin, meyve ve taze ekmekle hazırlanmış bir piknik sepeti en güzel öğle yemeği olur. Tepeden inerken bir bardak taze sıkılmış portakal suyu ya da ayran serinletir.
Çocuklarla Adalar
Adalar, trafiğin neredeyse hiç olmadığı yapısıyla çocuklu aileler için İstanbul'un en rahat günübirlik kaçamaklarından biridir. Vapur yolculuğu çocuklar için başlı başına bir macera; ada içinde kiralanabilen bisikletler ise daha büyük çocuklar için eğlencelidir. Aya Yorgi yokuşu dik ve uzundur, küçük çocuklar ve puset için yorucudur; bu durumda elektrikli araçlarla yokuşun başına kadar gidip kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz. Güneşli günlerde şapka ve su yanınızda olsun; daha fazla öneri için aileyle İstanbul rehberimize bakın.
Sareban Hotel'den Adalar'a nasıl gidilir?
Küçük Ayasofya'daki otelimizin yakınındaki durakta tramvaya binip hattın son durağı Kabataş'a gidin; Adalar vapurları buradaki iskeleden kalkar ve sırasıyla Kınalıada, Burgazada, Heybeliada ve Büyükada'ya uğrar. Yaz aylarında Eminönü'nden kalkan ek seferler de olabilir; Asya yakasında ise Bostancı iskelesi adalara en yakın kalkış noktasıdır. Yolculuk bir saati aşar, bu yüzden sabah erken çıkmanızı öneririz. Sefer saatleri mevsime göre değiştiği için güncel tarifeyi resmi uygulamadan kontrol edin. Ayrıntılı plan ve ipuçları için Adalar'a günübirlik gezi rehberimize ve vapur rehberimize göz atın.
Sık sorulan sorular
Adalar'da araba var mı, ada içinde nasıl dolaşılır?
Özel otomobiller adalara giremez; yalnızca hizmet araçları bulunur. Eskiden kullanılan faytonların yerini 2020'den bu yana belediyenin elektrikli araçları aldı. Ada içinde yürüyerek, kiralık bisikletle ya da bu elektrikli araçlarla dolaşabilirsiniz.
Büyükada mı Heybeliada mı?
Tek adaya vaktiniz varsa köşkleri ve Aya Yorgi tepesi için Büyükada'yı seçin. Daha sakin, yeşil ve kalabalıktan uzak bir gün istiyorsanız Heybeliada daha uygundur. Tam gün ayırırsanız ikisini birleştirmek mümkündür.
Adalar'da denize girilebilir mi?
Evet, yaz aylarında her iki adada da halka açık küçük plajlar ve günlük plaj tesisleri bulunur. Deniz genellikle haziran sonundan eylül sonuna kadar yüzmeye uygundur.
Adalar'a gitmek için en güzel mevsim hangisi?
İlkbahar ve sonbahar, kalabalıksız yürüyüşler için idealdir. Yaz ise yüzmek için en iyi dönemdir ama vapurlar ve iskeleler çok kalabalık olur.



