
Kuzguncuk, Üsküdar'ın Boğaz kıyısında, Paşalimanı ile Beylerbeyi arasında kalan küçük ve renkli bir mahalledir. Müslüman, Rum, Ermeni ve Yahudi toplulukların kuşaklar boyu komşu olarak yaşadığı Kuzguncuk'ta bugün hâlâ bir cami ile bir kilise aynı bahçe duvarını paylaşır, birkaç sokak ötede ise bir sinagog durur. Ahşap evleri, sakin sokakları ve köy havasıyla İstanbul'un en sevimli yürüyüş rotalarından biridir.
Bu sayfada6
Kuzgun Baba'dan çok kültürlü bir köye
Rivayete göre mahalle adını, fetih döneminde burada yaşadığı anlatılan Kuzgun Baba adlı bir dervişten alır. Kıyıdaki bu küçük vadi Bizans döneminden beri yerleşim görse de Kuzguncuk'un bugünkü karakteri büyük ölçüde 19. yüzyılda şekillendi. O dönemde mahallede kalabalık bir Yahudi cemaati, Rum ve Ermeni aileler ile Müslüman komşular yan yana yaşıyordu.
20. yüzyılın ortalarından itibaren nüfus yapısı değişti ve pek çok aile mahalleden ayrıldı. Yine de ibadethaneler ayakta kaldı; mahallenin birlikte yaşama hafızası yazarların, sanatçıların ve dizi çekimlerinin ilgisini çekerek Kuzguncuk'u bugünkü sevilen hâline taşıdı.
Yan yana ibadethaneler: yürüyerek bir inanç haritası
- Kuzguncuk Camii ve Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi: 20. yüzyıl ortasında yapılan cami ile 19. yüzyıl kilisesi aynı bahçe duvarını paylaşır; mahallenin simgesi hâline gelen fotoğraf karesi burasıdır
- Beth Yaakov Sinagogu: Sahil yoluna yakın, 19. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş sinagog; içeriyi görmek genellikle önceden izin gerektirir
- İcadiye Caddesi çevresindeki Rum Ortodoks kiliseleri; Rum cemaatinin mahalledeki uzun geçmişinin tanıkları
- Yamaçtaki eski mezarlıklar; farklı toplulukların hikâyesini sessizce anlatan alanlar
İcadiye Caddesi, ahşap evler ve bostan
Mahallenin omurgası, sahilden tepeye doğru tırmanan İcadiye Caddesi'dir. Rengârenk boyanmış ahşap evler, cumbalı cepheler, kapı önlerinde uyuyan kediler ve küçük mahalle esnafı arasında yavaş yavaş yukarı yürümek Kuzguncuk'un tadını çıkarmanın en iyi yoludur. Yan sokaklara saptıkça daha sessiz, bahçeli evlerle karşılaşırsınız.
Mahallenin ortasındaki Kuzguncuk Bostanı, tarihi bir sebze bahçesinin mahalleli tarafından korunarak herkese açık bir bahçeye dönüştürülmüş hâlidir. Şehrin ortasında domates ve fasulye sıraları görmek çocuklar için küçük bir sürprizdir. Hemen güneydeki Fethi Paşa Korusu ise ağaçlar arasında Boğaz'a bakan yollarıyla piknik ve dinlenme için idealdir.
Kahvaltı, saygı ve tempo
Kuzguncuk'ta mahalle fırınları, küçük kahvaltı mekânları ve ev yemeği sunan yerler bulunur. Burada hafta sonu kahvaltısı adeta bir gelenektir; menemen, gözleme ve sıcak simitle uzun bir sabah geçirmek mahallenin ritmine uyar. Yemekleri tanımak için İstanbul lezzet rehberimize bakabilirsiniz.
Unutmayın, burası bir açık hava müzesi değil, insanların gerçekten yaşadığı bir mahalledir. Evlerin ve ibadethanelerin fotoğrafını çekerken sakinlerin mahremiyetine özen gösterin; birinin kapı eşiğinde poz vermek yerine sokağın genel dokusunu kadraja almak daha saygılıdır.
Kuzguncuk mu, Balat mı?
Kuzguncuk'un çok kültürlü dokusu, Haliç kıyısındaki Balat ve Fener ile sık sık karşılaştırılır. Balat daha kalabalık ve rengârenk, Kuzguncuk ise daha sakin ve köy havasındadır. İkisini de görmek, İstanbul'daki farklı toplulukların izini süren güzel bir ikili rota oluşturur.
Sareban Hotel'den nasıl gidilir?
Otelimizden Sirkeci'ye yürüyüp ya da T1 tramvayla gidip Marmaray'la Boğaz'ın altından Üsküdar'a geçin. Üsküdar Meydanı'ndan sahil yolu boyunca kuzeye, Beylerbeyi yönüne giden otobüsler Kuzguncuk'tan geçer; taksiyle de kısa bir yoldur. Yürümeyi seven aileler için Üsküdar'dan Paşalimanı üzerinden sahil boyunca yürümek uzunca ama çok keyifli bir alternatiftir.
Kuzguncuk'u biraz kuzeydeki Beylerbeyi Sarayı ile aynı güne sığdırmak kolaydır. Sabah sarayı gezip öğleden sonra Kuzguncuk sokaklarında dolaşabilir, dönüşte Üsküdar Mihrimah Sultan Camii önündeki iskeleden vapurla Avrupa yakasına geçebilirsiniz. Anadolu yakasının genel görünümü için Üsküdar sayfamıza da göz atın.
Sık sorulan sorular
Kuzguncuk neden ünlü?
Cami, kilise ve sinagogun birbirine çok yakın durduğu çok kültürlü geçmişi, renkli ahşap evleri ve Boğaz kıyısındaki köy havasıyla ünlüdür.
Kuzguncuk'ta cami ile kilise gerçekten yan yana mı?
Evet. Kuzguncuk Camii ile Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi aynı bahçe duvarını paylaşır; burası mahallenin en çok fotoğraflanan köşesidir.
Kuzguncuk'u gezmek ne kadar sürer?
Sokaklarda dolaşmak, ibadethaneleri dışarıdan görmek ve bir kahvaltı ya da çay molası vermek için 2–3 saat yeterlidir.
Çocuklarla gitmeye uygun mu?
Evet. Trafiği sakin sokakları, bostanı ve yakındaki korusuyla aileler için rahat bir gezi noktasıdır; yalnızca yokuşlara hazırlıklı olun.





